25 Kasım 2010 Perşembe

Siyasi Partiler Yasası ve Parlamenter Demokrasi

Türkiye siyasal hayatında faaliyet gösteren bütün siyasal partilerin mevcut siyasi partiler yasasından son derece hoşnut oldukları son derece aşikar. Zira genel başkanın iktidarı mevcut yapıda tartışmasız bir noktaya oturmaktadır. Genel başakanı kurultay marifetiyle devirmek neredeyse imkansızdır. Bu sorun teknik bir meseleden öte, iyi kötü parlamenter demokrasimizin özünü zedeleyen çok ciddi bir meseledir. Karar alma mekanizmasının kaba bir incelemesi bunun böyle olduğunu ortaya koyacaktır.
Genel başkan bütün parti il teşkilatlarını göreve getirip görevden alma yetkisine sahip; dolayısıyla kendisi kurultayda seçecek olan delegeleri de belirlemektedir. Bir nevi kimin kendisine oy vereceğini yine kendisi belirlemektedir. Milletvekili adayları da yine genel başkan tarafından "atanmaktadır". Partiye ve genel başkana önem veren vatandaş da listede kimin olduğuna dikkat etmeksizin sandıkta oyunu kullanmaktadır. Ön seçimle değil de yalakalıkla o makama gelen vekiller de genel başkanın sözünden çıkamamaktadır. Bu şekilde meydana gelen parlamento ise parmak kaldırma makinesinden başka birşey değildir. Kendi hür iradeleri ile değil grup başkanlarının iradeleri ile oylarını kullanmaktadırlar. Dolayısıyla o çok bahsedilen kutsal "milli iradenin tecellisi" de esasında o kadar kutsal olmamaktadır.Aynı husus tabiki belediye başkanlıkları için de geçerlidir.
Söz konusu iktidar partisi olunca durum daha da ilginç bir hal almaktadır. Şöyleki başbakan ve parti genel başkanı delegeleri atıyor, ve kurultayda seçiliyor. Milletvekillerini atıyor ve parti grubunu oluşturuyor. Bakanları atıyor ve onlar ceplerinde tarihsiz istifa dilekçeleri ile kabineyi oluşturuyor. Cumhurbaşkanını işaret ediyor ve o seçiliyor. O'nun atadığı cumhurbaşkanı yüksek yargıyı ve üniversiteleri şekillendiriyor. Diğer yandan bürokrasinin tamamını başbakan bizzat kendisi atıyor.
İşte Türkiye'de milli irade böyle tecelli ediyor.
Yapılması gerekn siyasi partiler yasasında köklü bir değişikliğe gidilmesi ve milletvekilleri ve belediye başkanlıkları için ön seçim zorunluluğu getirilmesidir. Lakin yukarıda belirtilen sebeplerle hiçbir partinin buna yanaşacağına ihtimal vermiyorum

Peki senin o koltukta ne işin var!


Yurtlarda ‘akşam dışarı çıkma yasağı’nın yumuşatılması talebine YURTKUR Genel Müdürü Albayrak’tan sert tepki geldi. Albayrak “Kızların akşam sokakta ne işi var” dedi
Öğrenciler, akşamları yurttan dışarı çıkma yasağını bir türlü delemiyor. Üniversite öğrencilerinin yurtlara gece giriş saatlerinin yumuşatılmasına ilişkin taleplerine sert tepki gösteren Kredi ve Yurtlar Kurumu (YURKTUR) Genel Müdürü Hasan Albayrak “Kız öğrencinin 22.00’den sonra sokakta ne işi var” dedi. star’ın sorularını yanıtlayan Albayrak “2003 yılından bu yana 64 bin 333 kapasiteli 153 blok yurt hizmete açıldı. Yeni projelerin tamamlanmasıyla 2013 sonuna kadar yurt kapasitemize 78 bin 900 kapasite daha ilave edilmiş olacak” dedi.
AİLELERE ONLINE BİLDİRİLİYOR
Albayrak, 2011 yılından itibaren yurtlarda kahvaltıların açık büfe ve brunch sistemine geçileceğini belirterek, öğrencilerin yurtlara giriş çıkışlarının da aileleri on-line sistemle bildirildiğini açıkladı. Kızların saat 22.00’de, erkeklerin de 23.00’te yurda girme zorunluluğu bulunduğunu ifade eden Hasan Albayrak “Bunu esnetmemiz söz konusu değil. Tiyatroya gidene zaten izin veriliyor. Kız öğrenciler bara gitmesin” dedi. Hasan Albayrak, son çıkacak olan vergi affıyla birlikte öğrenci kredilerinin faizlerinin de silineceğini söyledi. Yeni yasal düzenlemeyle öğrencinin kredi borcunu aldığı süre boyunca ödemesinin de düzenlendiğini kaydeden Genel Müdür Albayrak “Eğitim süresi 5 yıl olan bir fakültede okuyan öğrenci, 5 yıl boyunca kredi almışsa borcunu 5 yılda geri ödeyecek. Oysa mevcut kanun borcun 2.5 yılda ödenmesine hükmediyor. Son uygulanan yeniden yapılandırmalarda 1 milyon kişi yararlanmıştı” diye konuştu.
NEVİN BİLGİN ANKARA
Yurt yapana vergi yok
Binlerce üniversitelinin yurt sorununu çözmek için harekete geçen hükümet, özel sektörün de yurt yapması için bir çalışma başlattı. Yurt binası yapan özel sektör, belli dönem vergiden de muaf tutulacak. Devlet Bakanı Faruk Özak, yurt sorununun çözümü için belli bölgelerde özel sektörün yurt yapması kaydıyla belli süre vergi vermemesi için çalışma yürüttüklerini açıkladı.
NEŞE SARIDOĞAN